19.02.2022, 20:57 376

Arsa Sahipliği ve Kentsel Dönüşüm

           Bugünkü yazımda arsa sahiplerinin konut fiyatlarına ve kentsel dönüşüm ve inşaat emlak piyasasına etkilerine değineceğim.

        Arsa sahipleri inşaat maliyetleri açısından fiyatların yüksek olmasına en direkt etkendir, çünkü ülkemizde kat karşılığı oranlar %50 seviyelerinde olmakta. Bu demek oluyor ki, inşaat firması bir ev kendisine yaparken, bir ev de arsa sahibine yapmakta olup, daireyi alacak vatandaşa 2 ev parasına mâl olmaktadır.  Bundan birkaç yıl önce Avrupa'da kat karşılığı oranlar %20 seviyelerinde iken, ülkemizde kazancın zorlaşmasından dolayı Avrupa'ya akın eden Türk müteahhitler nedeni ile orada da oranlar %50 seviyesine geldiğinden dolayı fiyat artışları yaşandı. Ülkemizde konut fiyatlarına erişmenin her geçen gün zorlaşmasına rağmen, arsa sahiplerinin oranlar konusunda bir esneme yapmaması, fiyatların düşmemesi konusunda etkisinin devam etmesine sebep oluyor. Bir de açgözlülük konusu var ki, inşaat sektörünü yaralayan itibar kaybettiren olaylar silsilesine sebep olmakta. Mesela %40 seviyesinde yapıldığında bitebilecek projeyi arsa sahipleri yapabilecek firmaya uygun oranla değil de, yapamayacak firmaya yüksek oranla vermekte. Zarar ettiğinden dolayı inşaatı tamamlayamayan firmaların ülkemizin her yerinde yarım kalmış ve bitirilememiş inşaat çöplüğü yapıları kalmakta, hem ekonomiye kazandırılamayan milli servet hem de dairesine kavuşamayan vatandaşlar çok acı olaylar yaşamaktadır. Bu duruma Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı bir alt/üst sınır koymalı ve disiplin altına almalıdır.

        Kentsel Dönüşüme etkileri zaten kanayan bir yara olup; yaklaşan ve beklenen deprem nedeni ile yenilenmesi gereken riskli yapıların firmaya verilmesi sürecinde bazı hissedarların yine hakkından fazlasını talep etmesi, dönüşüm için engeller çıkarması, imza atarken para veya ek istekler ile dönüşümü tıkaması aslında faciaya sebep olacak. Çürük yapılardan kurtulunamadığı için belki de ölüme sebep verecek, bu ihtimallerin yaşanması açgözlülükten kaynaklanan ağır bir suçtur. Zaten kentsel dönüşüm kanunları ve kuralları sektör temsilcilerinin fikri alınmadan yapıldığı için başarısız olunmuş, yenilenmesi gereken riskli yapıların 1999 depreminden sonra sadece %12'si yenilenmiş ve hayati risk devam etmektedir. Bu konuda görüşüm öncelikle insanlar mevcut semtini bırakmak istemediğinden, aynı metrekarede eve sahip olmak istedikleri için ve çoğunluğu emekli olan eski ev sahiplerinin yeni evlere ödemeler yapması zor olduğundan, aynı semtlerde rezerv alan oluşturup henüz insanların evi yıkılmadan, yeni konutlar yapılması ve tahliye edilmesi, evi yıkılıp kira yardımı yapılmasındansa, direkt yeni eve taşınmaları daha pratik olacaktır ki kira yardımları için verilen destekler ise  devletimiz kasasında kalacağından o paralarla Toki gibi kuruluşlara ev yaptırıp, kentsel dönüşümü beklenen depremlerden önce tamamlamalıdır. Saygılarımla... 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!